Odalar

DÜNYA METEOROLOJİ GÜNÜ 75. KEZ KUTLANIYOR

3 Mins read

Birleşmiş Milletler’in bir ihtisas kolu olan Dünya Meteoroloji Teşkilatı’nın (W.M.O) 75. Kuruluş yıldönümü KKTC’de de kutlanmaktadır. Ekim, 1974’de oluşturduğumuz, uluslararası standartlarda güvenilir hizmetler veren KKTC Meteoroloji Dairesi ile camiamız, henüz tanınmasa da bu özel günü ayni şevk ve heyecanla kutlamaktadır.Gerek Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres , gerekse Dünya Meteoroloji Teşkilatı Genel Sekreteri Prof. Celeste Saulo ‘nun bu yılki mesajlarında vurguladıkları konu “Erken Uyarı açığını birlikte kapatıyoruz” (Closing the Early Warning Gap Together). Erken uyarı sayesinde kurtarılan can ve mal kayıplarının önemli bir boyutta olduğu, bu konu için yapılan yatırımların en az dokuz katı ile geri dönüştüğü vurgulanmaktadır.

Bilindiği gibi Meteoroloji ; dünyamızı çepeçevre saran atmosfer içerisinde meydana gelen olayları inceleyen bilim dalıdır.Hayat olması için gerekli anahtar kelimelerden olan “hava” ve “su” sirkülasyonu, günün her saatinde, gece gündüz, bayram tatil demeden gözlemlenmekte, incelenmekte, analizi yapılmaktadır. Başka bir gezegende yaşama uygun atmosfer henüz bulunamadığına göre atmosferimizin de onu inceleyen bilim olan Meteoroloji’nin de değerini onları kaybetmeden, halk diliyle afeti yaşamadan anlamak gerekmektedir. Önemli kurallardan birisi “hiçbirşeyin var iken yok olamayacağı” ise diğeri de “ne ekersen onu biçersin” .dir. Ancak, kendi elimizle zarar verdiğimiz doğa, yok olmasa da çevirime uğrayıp normal değerlerden uzaklaşmakta, sonuçta da ektiğimiz rüzgar fırtınaya dönüşmektedir.

.Dünyamızın şekli, yapısı, hareketleri nedeniyle güneşten alınan enerji eşit şekilde dağılmadığından dolayı birer akışkan olan hava ile su sirkülasyonu gerek üç hücreli atmosferik modele, gerekse okyanus akıntıları ile su döngüsüne neden olmaktadır. Atmosferi oluşturan hava’da %78 Azot, %21 Oksijen ve %1 de diğer gazlar olduğu öğretilmekte, ancak bu dengenin özellikle insanoğlu eliyle bozulacağı hatta zarar verici boyutlara ulaşabileceği aklımızdan bile geçirilmemektedir. Meteoroloji haritalarında her gün gördüğümüz farklı farklı basınç sistemleri, her zaman için ayni sıcaklık, ayni basınç değerlerinin olmadığını, dolayısıyle hava kompozisyonunun da ayni olmadığını görmekteyiz.

Atmosferdeki bu dengeyi korumak için başta okyanuslar ile ormanlar olmak üzere yeryüzündeki tüm nesnelerin hava üzerindeki etkileri küçümsenemez boyuttadır.Dolayısıyle ısı transferinde önemli rol oynayan radyasyon meteorolojik parametreler yanında Oksijen miktarında da, yaşam konforunda da etkili rol oynamaktadır. Unutmayalım ki doğada yaptığımız her tahribat, atmosfere yapılan ile eşdeğerdir ve yaraladığımız atmosfer bizi kıyamete kadar götürebilecek öneme haizdir.

Sanayi devrimi dediğimiz modern çağa geçerken maalesef planlamaya yeterli önem vermediğimiz için insan eliyle doğayı tahrip ettik, sera gazı emisyonunu artırdık, sonunda da altın yumurtlayan tavuk durumundaki atmosferimizi yaraladık. Küresel ısınmaya, ekstrem dediğimiz uç değerlerin artmasına, orman yangınlarına, yağışta düzenin bozulmasına, normallerin değişmesine, kuraklık ile selleri birlikte yaşamaya başladık. Bunun yanında hava kirliliği ile canlı sağlığının tehlikeli boyutlara ulaşmasına yön verdik. Stratosferde bizi zararlı güneş ışınlarından korumasını beklediğimiz Ozon, kirlilik sonucu yer yüzeyinde tehlikeli boyutlara alarm vermeye başlamıştır. Özetle denge bozuldu…

Meteoroloji kökenli bir olayın, doğurduğu sonuç sonrası afete çevrilmiş olması, şiddete bağlı ön tedbirlerin yetersizliği ile doğru orantılıdır. Yani önceden tedbir alınmasında ihmaller vardır.Bundan dolayı “Afet Risk Yönetimi” ile çok önceden, planlama aşamasında alınacak tedbirler sayesinde en az on kat yarar sağlanacaktır.Ülkemizde sadece afet olduktan sonra toplanan “Kriz Yönetimi” gibi bir yapı yerine, 24 saat çalışan bütünleşik, çağdaş ve toplum tabanlı bir yapıya “Afet Risk Yönetimi”ne ihtiyaç vardır. Aksi halde bugün ödenmeyenler, yarın afet sonrası ceza olarak ödenmek zorunda kalınacaktır.

Küresel ısınmayı tetikleyen sera gazları emisyonu durdurulmaz, yerine, çevre dostu yenilenebilir enerji kaynakları kullanılmazsa iklim değişikliği, halkımız arasında söylenen ”iklim krizini” aratmayacaktır. Şimdiye kadar alıştığımız “Denge” bozulacak, yeni normaller oluşacak, kararsızlık artacak, kuraklık ile seller birarada görülecek, nem ile birlikte bunaltıcılık dolayısıyla suç işleme oranı artacak:, havadaki oksijen azalacak, yerdeki Ozon artacak, hava kirliliği büyük sorun yaratacak, yeni hastalıklar görülecek, denizler yükselecek, başta sıcaklık ve yağış olmak üzere meteorolojik parametreler ekstrem değerlere ulaşacak, orman yangınları artacak, kıtlık artacak, yaşam konforunda bozulma, sağlıkta yaygın hastalıklar hatta sürprizler görülebilecek…

Tüm bunların olmaması veya zararlarının en aza getirilebilmesi için yukarıda bahsedilen “Afet Risk Yönetimi” derhal kurulmalıdır. Meteoroloji ilmine gerekli önem verilmelidir. Görünen köy kılavuz istemez,madem ki görüyoruz, haydi hep birlikte daha güzel bir geleceğe….

KTMMOB

METEOROLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI (a) Başkan

Prof. Dr. Mustafa Altunç

Related posts
Odalar

Sarı Altın Bitti Sıra Hellimde mi?

2 Mins read
KKTC tarımında iki yıl önce narenciyede başlayan böcek krizi, şimdi hayvancılıkta şap hastalığı ile devam ediyor. Ülkeye gelen her türlü bitkisel materyal…
OdalarUncategorized @tr

Yağışlara Bağlı Oluşan Sellenmelere İlişkin Basın Bildirisi

3 Mins read
İklim bilimi uzmanları Kıbrıs’ın da içerisinde yer aldığı coğrafik alanın insan kaynaklı karbon gazlarının atmosfere salınımı nedeniyle oluşan küresel iklim değişikliğinin etkisi…
Odalar

YAŞANAN SEL FELAKETİNE İLİŞKİN KAMUOYU AÇIKLAMASI VE ÇAĞRIMIZDIR

2 Mins read
Ülkemizde son günlerde yaşanan şiddetli yağışlar ve olumsuz hava koşulları nedeniyle etkilenen tüm halkımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Meydana gelen su baskınları,…