Odalar

BİR DAMLA BİR GELECEK: KUZEY KIBRIS’TA SÜRDÜRÜLEBİLİR SU YÖNETİMİ

4 Mins read

Dünya Su Günü (22 Mart) Birleşmiş Milletler tarafından 1993 yılında ilan edilmiştir ve suyun önemine dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede 2025 yılı teması “Buzulların Korunması” olarak belirlenmiştir. Buzullar; dünya tatlı su rezervlerinin yaklaşık %70’ini barındırması, birçok ekosistem dengesini koruması ve güneş ışınlarını yansıtarak dünyanın soğumasına katkı koyması gibi önemli çevresel etkileri barındırmaktadır. Bu tema, iklim değişikliği nedeniyle hızla eriyen buzulların küresel su sistemleri üzerindeki kritik rolüne dikkat çekmeyi ve bu durumun yol açtığı sel, kuraklık, deniz seviyesinin yükselmesi gibi sorunlara karşı acil eylem çağrısında bulunmayı amaçlamaktadır.

İklim değişikliği ve küresel su krizi son yılların ve geleceğimizin en önemli konularından biri olacaktır. Dünyada 2 milyardan fazla kişi kullanılabilir suya erişememektedir. Bu nedenle, Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında yer alan ‘Temiz Su ve Sanitasyon’ başlığı (Sustainable Developments Goals/SDG 6); 2030 yılına kadar herkesin güvenli ve uygun fiyatlı içme suyuna erişimini sağlamak, güvenli sanitasyon hizmetlerini sağlamak, su kirliliğini azaltmak ve atık suyun güvenli bir şekilde arıtılmasını sağlamak, su tasarrufu önlemleriyle su kıtlığı çeken bölgelerde kaynakları daha verimli kullanmak, su ekosistemlerini (nehirler, göller, sulak alanlar) korumak ve su yönetimi konusunda ülkeler arasında iş birliğini güçlendirmeyi içermektedir.

Su kaynaklarının kısıtlı olması, buna karşın artan nüfus ile birlikte ihtiyacın artması ve iklim değişikliği nedenleriyle Kuzey Kıbrıs’ta su sorunu her geçen gün önemini arttırmaktadır. Dolayısıyla aşağıda başlıklar halinde sunulan hususlara gerek yetkili resmî kurumlar gerek sivil toplum örgütleri gerekse her toplum bireyinin hassasiyet göstermesi, sürdürülebilirlik ilkesi temelinde konuyu ele almaları gerekmektedir.

1. Yeraltı ve Yüzey Sularının Korunması

Yeraltı suları doğal su döngüsünün bir parçası olarak yerin altındaki akiferlerde depolanırken, yüzey suları göletler, akarsular ve barajlar gibi yer üstündeki su kütlelerini ifade eder. Bu kaynakların korunması, su kıtlığını önlemek ve ekosistem dengesini sağlamak için kritik bir adımdır. Bu nedenle özellikle yeraltı suyu ve gölet seviyelerinin düzenli ölçümü yapılarak sürdürülebilir kullanım planları oluşturulmalıdır. Ayrıca yeraltı su kaynaklarının aşırı ve kontrolsüz kullanımını önlemek için daha sıkı denetimler uygulanmalıdır.

Tarımsal kullanımda suyu daha verimli kullanan teknikler ve su yoğun tarım ürünleri yerine, kuraklığa dayanıklı bitkilerin yetiştirilmesi teşvik edilmelidir. Kimyasal gübre ve pestisit kullanımı denetlenmeli, endüstriyel ve evsel atıkların su kaynaklarına sızması önlenmelidir.

2. Türkiye Su Temin Projesinin Verimliliği

Su Temin Projesi kapsamında Türkiye’den gelen suyun daha etkin dağıtılması ve oluşabilecek kayıpların en aza indirilmesi için gerekli altyapı geliştirilmelidir. Henüz kapasitesinin çok altında su temini sağlanan projeden daha yüksek oranda ve kalitede suyun gerekli bölgelere ulaştırılması öncelikli hedefler arasında yer almalıdır. Ve fakat sadece bu kaynağa güvenmek değil, ülkemiz için alternatif su kaynaklarının değerlendirildiği sürdürülebilir su politikası oluşturulmalı ve iklim krizi için eylem planı ivedilikle oluşturulmalıdır.

3. Arıtma ve Geri Dönüşüm

Özellikle ilçe belediyelerin, kanalizasyon altyapısı olan bölge yüzdesini arttırmaya yönelik çalışmalara hız vermesi gereklidir. Böylelikle hem yeraltı ve yüzeysel su kaynaklarının evsel atıksularla kirletilmesinin önüne geçilmiş olur hem de kanalizasyon sistemleriyle toplanan atık suyun kentsel arıtma tesislerinde gerekli arıtma proseslerinden geçirilmek suretiyle yeniden kullanımına imkân sağlanmış olur. Atık suyun arıtılarak yeniden kullanılması hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli faydalar sunar. Buna kentsel atıksu arıtma tesisinde arıtılmış suyun bahçe sulamasında kullanıldığı Güzelyurt ilçemizde şahit olmaktayız. Bu ve benzeri arıtma tesislerindeki çıkış suyu kalitesinin arttırılması ve bu arıtmalara sahip olmayan ilçelere bir an önce planlanması öncelikli projeler olmalıdır.

4. Yağmur Suyu Hasadı

Bireysel ve kurumsal seviyede yağmur suyu toplama sistemleri teşvik edilebilir. Evlerin ve diğer binaların çatılarında oluşturulacak oluk sistemleriyle yağmur suyu tanklarda depolanabilir ve sonrasında bahçe sulama veya diğer çeşitli alanlarda kullanımı söz konusu olabilir.

Bu sistemler, yağmur suyunun toprağa sızmasıyla hem yeraltı su kaynaklarının beslenmesi hem de yüzey akışını azaltarak erozyonun önlenmesi amaçları için de kullanılabilir.

Ayrıca büyük alanlarda yağmur suyunun göletler veya küçük barajlarda toplanmasıyla tarımsal sulama veya yangın söndürme suyu elde edilebilir.

5. Su Kullanımı ve Tasarrufu Konularında Bilinçlendirme

Su ayak izinin hesaplanması bilinçlendirme açısından çok faydalı olabilir. Çünkü birçok insan günlük hayatta doğrudan veya dolaylı şekilde ne kadar su tükettiğini tam olarak fark etmiyor. Özellikle Kuzey Kıbrıs gibi su kaynaklarının kısıtlı olduğu bölgelerde, su tüketiminin şeffaf bir şekilde ortaya konması, bireysel ve toplumsal farkındalığı artırabilir.

Su ayak izi, bir bireyin, topluluğun veya ürünün toplam su tüketimini ifade eder. Üç ana kategoride incelenir:

a. Mavi Su Ayak İzi: Yüzey ve yeraltı sularının doğrudan tüketimi (İçme suyu, tarımda sulama vb.)

b. Yeşil Su Ayak İzi: Yağmur suyunun kullanımı (Bitkilerin doğal yollarla aldığı su)

c. Gri Su ayak İzi: Kullanılan suyun atık suya dönüşmesi ve çevreye etkisi

İnsanlar doğrudan içtikleri veya kullandıkları suyu görebilir ama dolaylı su tüketimlerini fark etmeyebilirler. (Bir hamburger üretmek için 2500 litre su gerekli olması gibi) Su ayak iziyle, insanlar hangi alışkanlıklarının daha fazla su tüketimine yol açtığını öğrenirse, buna göre daha bilinçli seçimler yapılabilir.

Ayrıca suyun büyük ölçüde tüketildiği tarım ve turizm sektörlerindeki işletmeler su ayak izlerini hesaplayarak tasarruf yöntemleri geliştirebilirler. Devlet ise bu verinin raporlanmasını ve her yıl bu konuda iyileştirilen hedefler sunulmasını zorunlu kılabilir. Bu raporlamalar sonucunda ise yetkililer, hangi sektörlerde ve alanlarda su tüketiminin daha fazla olduğunu görerek sürdürülebilir su yönetimi politikaları oluşturabilir.

Related posts
Odalar

Sarı Altın Bitti Sıra Hellimde mi?

2 Mins read
KKTC tarımında iki yıl önce narenciyede başlayan böcek krizi, şimdi hayvancılıkta şap hastalığı ile devam ediyor. Ülkeye gelen her türlü bitkisel materyal…
OdalarUncategorized @tr

Yağışlara Bağlı Oluşan Sellenmelere İlişkin Basın Bildirisi

3 Mins read
İklim bilimi uzmanları Kıbrıs’ın da içerisinde yer aldığı coğrafik alanın insan kaynaklı karbon gazlarının atmosfere salınımı nedeniyle oluşan küresel iklim değişikliğinin etkisi…
Odalar

YAŞANAN SEL FELAKETİNE İLİŞKİN KAMUOYU AÇIKLAMASI VE ÇAĞRIMIZDIR

2 Mins read
Ülkemizde son günlerde yaşanan şiddetli yağışlar ve olumsuz hava koşulları nedeniyle etkilenen tüm halkımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Meydana gelen su baskınları,…