Son yıllarda giderek şiddetini artıran iklim değişikliği, yaz aylarında en yüksek sıcaklıkların kayıtlara geçmesine, 2025 yılı Şubat ayında ise en düşük sıcaklıkların ortaya çıktığına şahit olduk. Ekstreme sıcaklıklar yanında yağış rejiminin değişmesi ise tarımsal kuraklığın 2019 yılından beri her yıl bir önceki yıla nazaran şiddetini giderek artırması, yeraltı su kaynaklarının da azalmasının en büyük etkilerinden biridir.
Yağışa bağlı olarak üretim yapılan tarım ürünlerinin bu yıl neredeyse olmayacağı bugünlerde kesinleşmiştir. Sulu tarım yapılan bölgelerde ise su kuyularının kurumaya başladığı açıkça ortadadır. En büyük doğal kaynaklarımızdan biri olan suyun her damlasını korumamız gerektiği bu günlerde, özellikle belediyelerin yeşil alanlarda çim sulamasından artık kesinlikle vazgeçmesi gereklidir.
Hatta bir belediyenin dağ yamacı köylerimizden birinde hayvan üreticilerinin hayvanlarına su sağladığı pınarları boru hattına bağlayarak çim saha sulamasında kullanması kabul edilemez bir durumdur. Çim sahanın yapıldığı köyde ise spor kulübünün kapanmış olması ise ayrı bir ironidir.
Özellikle evsel su kullanımında, suyun parasını öderim istediğim gibi kullanırım düşüncesinden vazgeçip özellikle havuzlu evlerde ayrı su vergisi alınması gereklidir. Havuzlu evlerde yaz aylarında havuzlardan metre kare başına günlük olarak 40 litre su buharlaştığını göz önüne alırsak suyun ne kadar hoyratça kullanıldığı görebiliriz. Bu konularda yetkililerin acilen gerekli yasal düzenlemeleri yapıp yürürlüğe koyması elzemdir.
Erkut ULUÇAM
Başkan


