Haberler

İklim Değişikliği ile Mücadelede Kıbrıs

11 Mins read

Her yıl 5 Haziran Çevre Günü global ölçekte farkındalık yaratmak amacıyla kutlanmaktadır. Birleşmiş Milletler tarafından bu yılki tema ‘İklim Değişikliği’ olarak belirlenmiş olup zaman kaybetmeden somut adımların atılması gerektiği ile ilgili küresel çağrıda bulunmuştur.

İklim değişikliği; su kaynaklarını, enerji sistemlerini, tarımsal üretimi, kentleşmeyi, altyapıyı, halk sağlığını ve ekonomik kalkınmayı doğrudan etkileyen çok boyutlu bir krizdir. Dünya genelinde bir çok hedefler konulurken eylem planları uygulamaya konulmakta ve raporlanmaktadır. Ülkemizde ise İklim Değişikliği ile ilgili Mücadele İlkeleri, yetkili makamlar 18/2012 Çevre Yasası kapsamında yer almakta olup sadece döküman üzerinde bulunmakta ancak iklim değişikliğine uyum stratejileri, sektörel risk analizleri ve uygulamaya dönük eylem planlarının geliştirilmesi konusunda daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Birliğimiz çatısı altında bulunan odalarımız iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması ve iklim değişikliğine uyum süreçlerinde önemli rol üstlenebilecek bilgi ve deneyime sahiptir.

KTMMOB faaliyetlerinde sürdürülebilirlik ilkelerini esas almayı, çevre bilincini yaygınlaştırmayı ve tüm meslek disiplinlerinde çevresel sorumluluğun güçlendirilmesini teşvik etmeyi etmek amacıyla Çevre Politikasını ve Atık Yönetim Planını uygulamaya koymuştur. Doğal kaynakların etkin kullanımı, enerji verimliliğinin artırılması, atıkların azaltılması ve çevresel etkilerin en aza indirilmesi yönünde kurumsal bir yol haritası oluşturmuştur. Ayrıca 8 Haziran Pazartesi günü iki toplumlu “İklim Değişikliği ve Kıbrıs” panelini düzenleyerek ülkemiz için birlikte neler yapabileceğimizi konuşacağız.

Kuraklık, aşırı sıcaklıklar, orman yangınları, su kıtlığı ve taşkınlar gibi iklim kaynaklı risklerin giderek arttığı günümüzde, uzun vadeli ulusal iklim politikalarının geliştirilmesi ve uygulanması ertelenemez bir zorunluluktur. Bu kapsamda sera gazı emisyonlarının azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının teşvik edilmesi, iklim uyum stratejilerinin hazırlanması ve iklim finansmanına erişimin sağlanması ve daha birçok konuda güçlü bir kurumsal yapılanmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

İklim değişikliğiyle mücadele; farklı kurumların, yerel yönetimlerin ve sektörlerin eşgüdüm içerisinde çalışmasını gerektirmektedir. Ülkemizde iklim değişikliği politikalarının oluşturulması, uygulanması, izlenmesi ve farklı kurumlar arasında koordinasyonun sağlanması amacıyla, bilimsel temellere dayalı çalışan güçlü bir İklim Değişikliği Bakanlığı oluşturulması artık bir gereklilik haline gelmiştir.

Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB) olarak, iklim değişikliği ile mücadelede bilimin ve mühendisliğin rehberliğinde üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğumuzu belirtirken, karar vericileri de ülkemizin iklim geleceğini güvence altına alacak gerekli yasal ve kurumsal adımları gecikmeden atmaya davet ediyoruz.

57. Dönem Yönetim Kurulu (a.)

Görkem Çelik

KTMMOB Genel Başkanı

*******************************

KTMMOB’ye bağlı Bilgisayar Mühendisleri Odasının basın açıklaması aşağıda paylaşılmıştır.

Dijitalleşme, İklim Krizi ve Sürdürülebilir Gelecek Üzerine…

Bugün, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde; yalnızca doğayı değil, yaşamın sürdürülebilirliğini, kentlerimizi, altyapılarımızı ve geleceğimizi korumanın ortak sorumluluğunu bir kez daha hatırlıyoruz.

İklim değişikliği artık yalnızca çevresel bir sorun değil; enerji, ekonomi, sağlık, tarım, iletişim ve dijital altyapıları doğrudan etkileyen küresel bir kriz haline gelmiştir. Özellikle Doğu Akdeniz coğrafyasında yer alan ülkemiz; artan sıcaklıklar, kuraklık, su kaynaklarının azalması, orman yangınları, aşırı enerji tüketimi ve plansız kentleşme gibi çevresel tehditlerle karşı karşıyadır.

Bilgisayar mühendisliği disiplini, iklim değişikliğiyle mücadelede yalnızca teknoloji üreten değil; aynı zamanda sürdürülebilir yaşamın dijital altyapısını oluşturan stratejik bir meslek alanıdır.

Günümüzde veri merkezleri, haberleşme altyapıları, enerji yönetim sistemleri, akıllı şehir uygulamaları, yapay zekâ destekli analizler ve çevresel izleme teknolojileri; çevresel sürdürülebilirliğin ayrılmaz parçaları haline gelmiştir. Ancak bilinçsiz dijitalleşme, yüksek enerji tüketimi, karbon emisyonu artışı ve plansız teknolojik büyüme de çevresel sorunları derinleştirebilmektedir.

Bu nedenle;

• Enerji verimli bilişim sistemlerinin yaygınlaştırılması,

• Kamu ve özel sektörde sürdürülebilir dijital altyapı politikalarının oluşturulması,

• Elektronik atıkların doğru yönetilmesi,

• Akıllı şehir teknolojilerinin çevresel fayda odaklı geliştirilmesi,

• Yapay zekâ ve büyük veri teknolojilerinin su, enerji ve afet yönetiminde etkin kullanılması,

• Kritik altyapıların çevresel afetlere karşı dayanıklı hale getirilmesi,

• Çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumun dijital çevre bilinci konusunda eğitilmesi geleceğimiz açısından büyük önem taşımaktadır.

Bilgisayar mühendisleri olarak inanıyoruz ki teknoloji; doğaya rağmen değil, doğayla uyum içerisinde geliştirildiğinde gerçek anlamda toplumsal fayda üretebilir.

Sürdürülebilir kentler, güvenli dijital altyapılar, enerji verimli sistemler ve çevre dostu teknolojiler; geleceğin yaşam biçimini belirleyecektir. Bu noktada tüm kurumların, meslek örgütlerinin, üniversitelerin, kamu otoritelerinin ve bireylerin ortak hareket etmesi gerekmektedir.

5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle; çevreyi korumanın yalnızca bugünün değil, gelecek nesillere karşı taşıdığımız tarihi bir sorumluluk olduğunu bir kez daha vurguluyor; doğaya duyarlı, sürdürülebilir ve bilinçli bir dijital gelecek için toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekiyoruz.

Esat Gürhan – Başkan

BMO Yönetim Kurulu adına

********************************

KTMMOB’ye bağlı Çevre Mühendisleri Odasının basın açıklaması aşağıda paylaşılmıştır.

Çevre Koruma Dairesi Güçlendirilmeli, Çevrenin Geleceği Güvence Altına Alınmalıdır

Çevre, bugün yaşayanların emaneti, gelecek nesillerin de mirasıdır. Doğal kaynakların korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması, çağdaş devlet anlayışının en temel sorumlulukları arasında yer almaktadır. Bu sorumluluğun yerine getirilmesinde ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Çevre Koruma Dairesi kritik bir görev üstlenmektedir.

Çevre Koruma Dairesi; çevre yasalarının uygulanması, çevresel etki değerlendirme süreçlerinin yürütülmesi, hava, su ve toprak kalitesinin korunması, atık yönetiminin ve çevre kirliliği şikâyetlerinin değerlendirilmesiyle çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması gibi son derece geniş bir görev alanına sahiptir. Ülkemizin doğal varlıklarının korunmasında ve çevresel risklerin önlenmesinde bu kurumun üstlendiği rol tartışılmaz derecede önemlidir.

Ancak son yıllarda nüfus artışı, kentleşme, inşaat faaliyetlerindeki yoğunluk, turizm ve sanayi yatırımlarındaki büyüme ile birlikte çevresel baskılar da önemli ölçüde artmıştır. Buna paralel olarak çevresel denetim, izleme ve değerlendirme ihtiyacı her geçen gün daha da büyümektedir. Ancak Çevre Koruma Dairesi, uzun süredir yaşanan personel eksikliği nedeniyle görevlerini arzu edilen etkinlik düzeyinde yerine getirmekte zorlanmaktadır.

Özellikle çevre mühendislerinin yetersiz sayıda olması, kurumun teknik kapasitesini doğrudan etkilemektedir. Çevre mühendisleri; çevresel etki değerlendirmelerinin incelenmesinden atık yönetimine, kirlilik kontrolünden çevresel izin süreçlerine, denetimlerden bilimsel raporlamalara kadar birçok alanda temel görev üstlenmektedir. Bu uzmanlık alanındaki eksiklik, yalnızca kurum çalışanlarını değil, çevreyle ilgili hizmet bekleyen tüm toplumu etkilemektedir.

Çevre Koruma Dairesi’nin Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları Yasası, merkezdeki ve diğer birim kadroları ile kıyaslandığında birçok kadronun boş olduğunu üzülerek görmekteyiz. Çevre için bu kadar önemli bir Daire’nin Müdür Muavini, ÇED ve İzleme Denetleme Şube Amirliği, Katı Atık Şube Amirliği, Hava Emisyon Şube Amirliği, Atık Su Şube Amirliği, Veteriner Hekim kadrosu, 12 Çevre Müfettişi, 6 Çevre Mühendisi, 3 İnşaat Mühendisi, 3 Mimar, 3 Kimya Mühendisi, 3 Ziraat Mühendisi, 3 Peyzaj Mühendisi ve 4 Biyolog kadroları doldurulmamış bir şekilde Daire faaliyetlerini yürütmeye çalışmaktadır.

KKTC, sınırlı doğal kaynaklara sahip bir ada ülkesidir. Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımız, kıyılarımız, ormanlarımız, biyolojik çeşitliliğimiz ve doğal yaşam alanlarımız geri dönüşü olmayan tehditlerle karşı karşıya kalabilmektedir. Çevresel sorunların zamanında tespit edilememesi veya gerekli müdahalelerin gecikmesi durumunda ortaya çıkacak zararların telafisi çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Bu nedenle çevreyi korumak, sorunlar büyüdükten sonra çözüm üretmekten çok daha ekonomik, etkili ve sürdürülebilir bir yaklaşımdır.

Çevre Koruma Dairesi’nin mevcut kadro yapısının güçlendirilmesi, özellikle çevre mühendisi ve diğer teknik uzman kadrolarının artırılması artık bir ihtiyaç olmanın ötesinde, ülkemizin çevresel geleceği açısından zorunlu hale gelmiştir. Güçlü bir çevre kurumu; daha etkin denetim, daha hızlı karar alma süreçleri, daha sağlıklı çevresel değerlendirmeler ve daha yaşanabilir bir ülke anlamına gelmektedir.

Yetkili makamları, Çevre Koruma Dairesi’nin personel ve teknik altyapı ihtiyaçlarını ivedilikle değerlendirmeye, özellikle çevre mühendislerinin istihdamını artırmaya ve çevre yönetiminde kurumsal kapasiteyi güçlendirmeye davet ediyoruz.

Çünkü güçlü bir Çevre Koruma Dairesi, daha temiz bir çevre, daha sağlıklı bir toplum ve daha sürdürülebilir bir gelecek demektir.

KTMMOB Çevre Mühendisleri Odası

********************************************

KTMMOB’ye bağlı İnşaat Mühendisleri Odasının basın açıklaması aşağıda paylaşılmıştır.

5 Haziran Dünya Çevre Günü, çevrenin korunmasının yalnızca doğal yaşam açısından değil, toplum sağlığı, kentleşme, altyapı güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma açısından da hayati öneme sahip olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.

KTMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak, çevreyi korumanın gelecek nesillere karşı taşıdığımız ortak sorumluluğun temel bir parçası olduğuna inanıyoruz. Doğal kaynakların bilinçsiz tüketildiği, plansız yapılaşmanın arttığı ve iklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde, bilimsel planlama ve sürdürülebilir mühendislik uygulamaları her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır.

Ülkemizde özellikle taşocaklarının çevre üzerindeki etkileri, inşaat ve yıkım atıklarının yeterince değerlendirilememesi, su kaynakları üzerindeki baskının artması ve plansız kentleşme gibi sorunlar, yalnızca çevresel değil aynı zamanda toplumsal ve ekonomik sonuçlar da doğurmaktadır. Bu nedenle çevresel etkileri gözeten, doğal kaynakların korunmasını esas alan ve uzun vadeli sürdürülebilirliği hedefleyen politikaların hayata geçirilmesi kaçınılmazdır.

İnşaat mühendisliği mesleği; güvenli yapıların yanı sıra çevreyle uyumlu altyapıların geliştirilmesini, kaynakların verimli kullanılmasını, enerji etkin çözümlerin yaygınlaştırılmasını ve afetlere karşı dirençli kentlerin oluşturulmasını da kapsamaktadır. Geleceğin kentleri ancak çevreyi koruyan ve bilimsel esaslara dayanan bir yaklaşımla inşa edilebilir.

KTMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak, çevresel sürdürülebilirliği mesleki sorumluluğumuzun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz İMO Ormanı başta olmak üzere yürüttüğümüz çalışmaların, çevre bilincinin geliştirilmesine ve doğal yaşamın korunmasına katkı sağlamasını hedefliyoruz.

Dünya Çevre Günü vesilesiyle tüm kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, meslek örgütlerini ve vatandaşlarımızı çevrenin korunması konusunda daha duyarlı olmaya, bilimsel ve sürdürülebilir çözümler üretmeye davet ediyoruz.

Unutulmamalıdır ki çevreyi korumak, geleceği korumaktır.

KTMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

Yönetim Kurulu (a.)

Doç. Dr. Abdullah Ekinci

Başkan

***********************************************

KTMMOB’ye bağlı Peyzaj Mimarları Odasının basın açıklaması aşağıda yer paylaşılmıştır.

5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde, gezegenimizin karşı karşıya olduğu çevresel tehditlere dikkat çekmek ve toplumun tüm kesimlerini ortak sorumluluk almaya davet etmek amacıyla bu açıklamayı kamuoyu ile paylaşıyoruz.

Bugün dünyamız; iklim değişikliği, kuraklık, hava kirliliği, biyolojik çeşitlilik kaybı, su kaynaklarının azalması ve plansız kentleşme gibi birbirini besleyen çevre felaketleriyle mücadele etmektedir. Yaşanan her orman kaybı, kirletilen her su kaynağı ve tüketilen her doğal alan yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin yaşam hakkını da tehdit etmektedir.

Son yıllarda artan sıcaklıklar, düzensiz yağış rejimleri ve uzun süreli kuraklık dönemleri, iklim krizinin etkilerini her geçen gün daha görünür hale getirmektedir. Su kaynaklarının tükenmesi, tarımsal üretimin azalması ve doğal ekosistemlerin bozulması, çevresel sorunların artık yalnızca doğanın değil toplumların da geleceğini doğrudan etkilediğini göstermektedir.

Hava kirliliği ve fosil yakıt kaynaklı emisyonlar insan sağlığını tehdit ederken, kontrolsüz yapılaşma ve doğal alanların tahrip edilmesi kentlerin ekolojik direncini zayıflatmaktadır. Ormanların yok edilmesi, sulak alanların kaybedilmesi ve yeşil alanların azalması, iklim değişikliğinin etkilerini daha da derinleştirmektedir.

Peyzaj mimarlığı; doğal kaynakların korunması, sürdürülebilir kentlerin oluşturulması, ekolojik ağların güçlendirilmesi ve insan ile doğa arasındaki dengenin yeniden kurulması açısından hayati bir meslek disiplinidir. İklim krizine karşı mücadelede yeşil altyapı sistemlerinin geliştirilmesi, kentlerde kişi başına düşen yeşil alan miktarının artırılması, suyun etkin kullanılması ve doğal peyzajların korunması temel öncelikler arasında yer almalıdır.

Bugün doğa için geç değildir. Ancak gerekli adımların atılmaması halinde yarın çok geç olabilir.

Bu nedenle;

• Doğal alanların korunmasını,

• Orman ve kıyı ekosistemlerinin tahribatına son verilmesini,

• Su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini,

• İklim değişikliğine uyumlu planlama ve tasarım yaklaşımlarının benimsenmesini,

• Kentlerde yeşil altyapı yatırımlarının artırılmasını,

• Çevre bilincinin toplumun tüm kesimlerinde güçlendirilmesini önemle vurguluyoruz.

Unutulmamalıdır ki doğa bize emanet değil, gelecek nesillerden ödünç aldığımız ortak yaşam alanımızdır. Daha yaşanabilir, sağlıklı ve dirençli çevreler oluşturmak için bireylerden yerel yönetimlere, kamu kurumlarından özel sektöre kadar herkesin sorumluluk alması gerekmektedir.

KTMMOB Peyzaj Mimarları Odası olarak; doğal ve kültürel peyzaj değerlerinin korunması, sürdürülebilir çevre politikalarının geliştirilmesi ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

KTMMOB Peyzaj Mimarları Odası

Yönetim Kurulu ( a )

Ferdiye Sav

************************************************

KTMMOB’ye bağlı Yerbilim Mühendisleri Odasının basın açıklaması aşağıda yer paylaşılmıştır.

Çevre; üzerinde yaşadığımız toprağı, kullandığımız suyu, soluduğumuz havayı ve gelecek nesillere bırakacağımız yaşam alanlarını kapsayan ortak değerimizdir.

Yerbilim Mühendisleri Odası olarak; doğal kaynakların sürdürülebilir kullanılması, su kaynaklarının korunması, doğal afet risklerinin dikkate alındığı planlamaların yapılması ve çevresel etkilerin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesinin sağlıklı ve yaşanabilir bir çevre için vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz.

İnsan ile doğa arasındaki dengenin korunması, yalnızca bugünün değil geleceğin de sorumluluğudur. Bu bilinçle, çevrenin korunmasına yönelik bilimsel, teknik ve sürdürülebilir yaklaşımların desteklenmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyor; 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü kutluyoruz.

Yerbilim Mühendisleri Odası

Related posts
Haberler

Başbakanlık AB Koordinasyon Merkezi’nden KTMMOB’ye Ziyaret

1 Mins read
Başbakanlığa bağlı Avrupa Birliği (AB) Koordinasyon Merkezi, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ni (KTMMOB) ziyaret ederek, kamu yararı, mesleki iş birliği…
Haberler

KTMMOB YÜKSEK ONUR KURULU 57. DÖNEM İLK TOPLANTISINI YAPTI

1 Mins read
Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB) Yüksek Onur Kurulu, 57. döneminin ilk toplantısını gerçekleştirerek yeni çalışma dönemine başladı.Kurul Başkanı Mehmet…
Haberler

CTP KADIN ÖRGÜTÜ, KTMMOB’Yİ ZİYARET ETTİ

1 Mins read
CTP Milletvekili ve Kadın Örgütü Başkanı Doğuş Derya, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ni (KTMMOB) ziyaret etti. KTMMOB Genel Başkanı Görkem…