Çalışanların özlük ve grev haklarının kaldırılması üzerine bu kadar gerginlik yaratacak kararlar almak yerine, her bireyi son derece derinden etkileyen ekonomik çöküşe ve enflasyona “DUR” diyecek adımlara konsantre olunmalıdır. Grevler, her gün daha verimli çalışarak ve üreterek geçirilmesi gereken bir dönemde, dayatmaların sonucudur.
Önümüzde daha da dar boğaza gidilecek ve ekonomik yıkımın derinden hissedileceği 2025 yılında toplumu germeye değil, çözüme odaklanılmalıdır. Grev hakkını ortadan kaldırmak yerine, greve gidilmesinin sebeplerini ortadan kaldırmaya enerji harcanmalıdır.
Hayat pahalılığının maliyeyi zorlayacağı için hesaplama formüllerine enerji harcanacağına; hayat pahalılığı ödeneğine en az ihtiyaç duyulacak ekonomik tedbirler alınmalı, pahalılık önlenmeli, enflasyon için çözümler önerilmeli, üretime odaklanılmalı, vergi adaleti sağlanmalı, kamu kaynaklarının israfına son verilmeli, özel imtiyazlarla bağışlanan (silinen) kamu alacakları geri talep edilmeli, peşkeşle rüşvetle devleti ve kurumları zarara uğratanlardan hesap sorulmalıdır.
Hükümet etmenin gereği; Meclis’e toplumu gerecek, yasakçı anlayıştaki yasa tasarıları göndermek ve komitede görüşmek için davet yapmak değildir. Günümüzün ihtiyacı; toplumu dibe götüren sorunlara çözüm bulmak için gerçekleştirilecek çalışmalara davet yapılarak, enerjimizi birlikte doğru kullanmaktır.
Toplumsal mücadelede ve sorunların aşılması için; genelde sendikalar ve örgütlerin, özelde ise vatandaşların elini taşın altına koymaktan çekinmeyeceği bilinmelidir. Ancak bilinmesi gereken diğer bir nokta da; toplumsal kurtuluş, herkesin elini taşın altına koyması ile mümkündür!
KTMMOB Yönetim Kurulu

